siren mitosu

Adorno totalite altındaki işçi ile burjuva arasındaki ilişkiyi Odysseus’un da içinde olduğu _Siren Mitosu_na dayanarak açıklar. Adım adım sirenlere doğru yaklaşan gemide iki farklı varoluştan bahseder. Biri kulaklarına bal mumu tıkamış ve var olmak için tüm güçleriyle küreklere asılanlar, eş deyişle işçiler; diğeri sirenlerin seslerine karşı kendini güverteye bağlayan Odysseus, eş deyişle sermaye sahibi burjuvalara benzetilen karakter. Sirenlerin aldatıcı sesleriyle sarhoş olan Odysseus, tayfalarına iplerinin daha da sıkılaştırılmasını tembih eder, “tıpkı (…) burjuvaların erkleri artıp da bu sayede mutluluğa yaklaştıkça, bu mutluluğu tam bir inatla kendilerinden esirgemeleri gibi.” Tayfalar Odysseus’un isteklerini kendi varlıklarını sürdürmek için yapmak zorunda kalırlar. Böylece “kendi yaşamlarıyla birlikte onlara zalimce hükmeden de bundan böyle o toplumsal rolün dışına çıkamaz.” Odysseus pratikten kopup bir seyirci durumuna düşerken, kulaklarını tıkayanlar sadece sirenleri değil, hiçbir şeyi duyamaz olurlar; yanılsama altındaki Odysseus’un yönlendirmelerine boyun eğerler. “Emekçiler diri bir yoğunlaşmayla önlerine bakmalı, işlerinden başka hiçbir şeyle ilgilenmemelidirler.”

Önder Kulak, Theodor W. Adorno’nun Negatif Diyalektik‘i: Totalitenin Dışına Açılan Çıkış Kapısı, Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek


Home